Yaratıcı dramanın tanımı

yaraticidramaA

Yaratıcı dramayı ele alırken öncelikle drama terimini ele almak gerekir. Drama, sözcük olarak Yunancadaki  ’dran’ dan türetilmiş, bir şey yapmak, etmek ve eylemi ifade eden ‘dramenon’  ile birlikte kullanılmıştır. Yıllar içinde birilerine bir şeyler anlatan, eyleme drama denilmiştir. İçinde yapma, etme ve eylem olan her şey drama ile ilgilidir.  Fransızca’daki “drame” sözcüğünden Türkçeye geçen dram ise, “acıklı oyun” anlamında kullanılarak günümüze gelmiştir. Ancak sadece acıklı olanda değil, insanın girdiği her tür ilişkide ve eylemde dramatik bir öğe vardır ve drama hayatın içinde zaten sürekli vardır. Konuşma dilinde coşku verici ve şaşırtıcı olay karşısında “çok dramatik”  tanımlaması da drama kelimesinin, insan(lar)ın başka insan(lar)la geliştirdiği her tür ilişkide kullanıldığını göstermektedir.  Drama, bazen sanatsal bir formda kullanılmakta, bazen de basit anlatımlar için araç olarak kullanılmakta, bir konuyu yaparak yaşayarak anlatmayla eş tutulmaktadır.

Günümüzde drama, ağırlıklı olarak eğitim literatüründe yerini almış ve eğitimciler tarafından “yaparak – yaşayarak öğrenme” tanımlamasıyla birlikte anılmaya başlanmıştır. Eğitim ortamında yapılan canlandırma, olayın tam olarak yaşanmasından çok,  “mış gibi yapmak” – “mış gibi yaşamak”tır. Dolayısıyla “yaparmış gibi – yaşarmış gibi öğrenme” gerçekleşmekte, kişi belki de hayatı boyunca karşılaşmayacağı olayları canlandırarak, o konuda bilgi ve birikim sahibi olmaktadır.  İnsanın drama yoluyla elde ettiği yaşantılar, “yaşar-mış gibi” yaptığı için tüm duyu organları tarafından algılanmakta ve kalıcı öğrenmeler gerçekleşmektedir. Bu kalıcı öğrenmeler gerçekleşirken canlandırmalarla birlikte her tür kültürel malzeme, değişik disiplinler ve sanat alanlarının da devreye girmesiyle drama başka bir boyuta taşınmakta, bu birlikteliklerden yaratıcı yönler ortaya çıkmaktadır. Yaratıcı yönleri ortaya çıkaran ve çok çeşitli disiplinlerin kullanımına olanak sağlayan yönüyle yaratıcı drama olarak tanımlanmaktadır.

Çeşitli açıklamalarla birlikte, çoğunlukla kullanılan tanımlamasında, yaratıcı drama; “… doğaçlama, rol oynama vb. tiyatro ya da drama tekniklerinden yararlanılarak, bir grup çalışması içinde, bireylerin bir yaşantıyı, bir olayı, bir fikri, bir eğitim ünitesini, kimi zaman da bir soyut kavramı ya da davranışı, eski bilişsel örüntülerin yeniden düzenlenmesi yoluyla ve gözlem, deneyim, duygu ve yaşantıların gözden geçirildiği “oyunsu” süreçlerde anlamlandırması, canlandırmasıdır” (İnci San). Yaratıcı drama yaşantılarına katılanlar, normal hayatta deneme fırsatı bulamayacağı bir takım rollere bürünerek veya bir başka grubu izleyerek, belki de ilerde karşılaşabileceği bir yaşantıyla yüz yüze gelmekte ve çözüm yollarının farkına varmaktadırlar. Bireyler drama süreçlerinde geçirdikleri yaşantılarla, karşılaşma fırsatı elde edemeyecekleri birçok davranışı deneyerek öğrenmektedir. Kişilerin bir davranışı kazanması için o davranışta bulunması gerekir. Yaparak yaşayarak öğrenmeye en yakın disiplin olan yaratıcı drama öğretim yöntemleri içine yeni yeni girmeye başlamıştır. Yaratıcı drama yaparak yaşayarak gerçekleştirilen rollerle, öğrencilerin öğrenmelerine büyük katkılar sağlamaktadır. Yaratıcı drama süreçlerinde bireyin aldığı roller, yaşam içinde kullanabileceği birçok iletişim becerisini kazanmasına yardımcı olmaktadır. Rol oynayarak beceri geliştirildiğinde tutum değişikliği daha yüksek düzeyde gerçekleşmektedir.

Öğretim yöntemi olarak yaratıcı drama okullarımızda çokça kullanılmaya başlamıştır. Dramanın önemli yönlerinden birisi “yaparak yaşayarak öğrenme” fırsatları sunmasıdır. Rol içine giren birey, oturduğu yerden kalkmadan saatlerce dinlemesini gerektiren geleneksel eğitim sistemindekinin tersine, bir şeyler yapıp, rolünün paralelinde dinleyip, bir şeyler söyleyerek, konuyu daha detaylı olarak irdelemektedir. Yapılan araştırmalarda insanlar: okuduklarının %10’unu, işittiklerinin %20’sini, gördüklerinin %30’unu, hem görüp hem işittiklerinin %50’sini, söylediklerinin %70’ini, yapıp söyledikleri bir şeyin %90’ını hatırlamaktadırlar.  Öğretimde ne kadar çok duyu organı ve vücut parçası devreye girerse öğrenilenler o kadar çok kalıcı olmaktadır.  Yaratıcı drama uygulamalarıyla da birçok duyu organı ve vücut parçası aynı anda kullanılabileceği ortamlar yaratılmakta olduğundan, kalıcı öğrenmeler için gerekli bir öğretim yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Birçok duyu organını devreye sokarak elde edilen yaşantılardan oluşan yaratıcı drama, hayatın içersinde üstlenilecek birçok role hazırlık yapılmasına olanak sağlar. Çünkü hayatın içersinde deneme fırsatı bulunamayan yaşantılar, rollerle canlandırılır ve üzerinde düşünme fırsatları yaratılır. “Yaşamda üstlendiğimiz çeşitli rolleri (toplumsal roller gibi) üstümüzden kolayca atamayız. Onları değiştiremeyiz, tiyatro oyununda bile bu olanaklı değildir. Rolünü değiştirme, yeni bir durumu yaratma, düzeltme, araştırma, yeniden ve farklı oynama, yaratıcı dramanın içeriğinde vardır” (İnci San). Yaratıcı drama sürecinde rol yaparken birçok duyu organı devreye girer. Etkili öğrenmeler, öğrenme aşamasında devreye sokulan duyu organlarının fazla olmasıyla gerçekleşir. Bu anlamda yaratıcı drama çok geniş olanaklar sunmaktadır. “Yaratıcı drama; bir grup çalışması içinde öğrencilerin bir yaşantıyı, bir kavramı, ders ünitelerinden belli konu ya da temaları yaşayarak, canlandırarak, oynayarak öğrenmelerini sağlayan bir süreç, eğitsel bir ortamdır.” (M.E.B Drama 1).

Öğretim yöntemleri içersinde yeni yeni yerini almakta olan yaratıcı drama, birçok duyu organının kullanılmasına olanak sağladığı gibi, kişilik gelişiminde de önemli etki sağlamaktadır. İnsan gelişiminde önemli olan birçok davranışın gelişmesine ve yaşam biçimi haline gelmesine katkı sağlayan yaratıcı drama; sorumluluk, iç disiplin, yaratıcı düşünme, iletişim, yapıcı eleştiri, kendini ifade vb. konularda gelişim sağlar. Çocuk ve gencin sahip olması gereken kişilik özelliklerini kazandırmada drama etkilidir. Drama eğitim süreçlerine uygun programlarla uygulandığında, kişilik gelişimine de büyük katkı sağlayacaktır. Yaratıcı drama genel olarak; Karmaşık olayları anlaşılır hale getirir. Duyu organlarının algı sınırlarını aşacak kadar büyük ya da küçük olayların algılanarak anlaşılmasını sağlar. Zaman ya da uzaklık yönünden ulaşılamayan olayların incelenebilmesi olanağını sağlar. Tasarlanan soyut ve teorik olay ve cisimlerin anlaşılmasına yardımcı olur. Dikkat, konuşma, dinleme, anlatım, algılama ve yorumlama gibi iletişim yeteneklerini geliştirir. Kişilerin yaratıcılık yeteneklerini geliştirir. İçe dönük, utangaç, kendini aşağı gören öğrencilerin iyileşmesine yardım eder. Birlikte çalışma alışkanlığını kazandırır.
Mete Akoğuz