yaratici drama

YARATICI DRAMA ÇALIŞMALARINDA DOĞAÇLAMA VE OLUŞUM
Önceki bölümde anlatılan yaratıcı drama çalışmasının ısınma ve oyun aşamaları kişileri doğaçlama ve oluşuma hazırlamak için uygulanmaktadır. Bu bölümde de doğaçlama ve oluşum aşamaları ele alınacaktır. Özellikle yeni başlanan gruplarda veya drama çalışmalarıyla hiç karşılaşmamış kişilerde, doğaçlama yaparken zorlanmalar görülmektedir. Bu zorlanmaları en aza indirmek için yapılan ısınma çalışmalarının süresi, grup uzun süredir çalışıyorsa azalmakta ve duruma göre 1-2 dakikalık ısınma çalışmalarından sonra doğaçlamalar başlamaktadır. Özellikle bir kaç drama çalışması yapmış sınıflarda, teneffüsten yeni dönmüş çocuklar epey oynamış ve ısınmış oldukları için onları sakinleştirecek bir kaç ısınma yürüyüşünden sonra rahatlıkla doğaçlamalara geçilebilmektedir.
Doğaçlama “o anda ortaya çıkan rol” olarak tanımlanabilir. Yaratıcı drama çalışmalarında belirli bir rol tanımlaması verildikten sonra, kısa bir hazırlık süresi veya rolü oynayacak kişilerin birbirleriyle anlaşmaları için geçen kısa bir konuşma süresinden sonra role geçilir.
Tiyatro oyunu sahneleme aşamalarında yaratıcı dramadan farklı doğaçlama çalışmaları yapılır. Daha üst hazırlıkların olduğu ve oynanacak oyuna göre yapılan provalarda, oyuncunun oynayacağı role göre yeni ve farklı noktaları yakalamak, rolün gerektirdiği ayrıntıları geliştirmek için yapılan doğaçlamalar öne çıkmaktadır. Oyuncu eğitiminde doğaçlamanın çeşitli uygulamaları uzun sürelerle yapılır ve gerek bireysel, gerekse grup doğaçlamalarıyla sesin, nefesin ve bedenin doğru kullanımı geliştirilir. Okullarda öğrencileri role hazırlamak veya tiyatro oyunu ortaya koymak gibi bir kaygı taşımaksızın yapılan drama çalışmalarında amaç, bir öğretim yöntemi olarak dramayı kullanmak olduğu için doğaçlamalar da ona göre biçimlendirilir. (Sadece konuşurken yüzün seyredenler tarafından görülmesi ve konuşulanların anlaşılması, başkasının konuşmasının kesilmemesi için dikkat edilmesi vb. genel açıklamalar ile sınıfın durumuna göre sürekli ön planda olmak iseteyen öğrencilerin frenlenmesi ve içine kapanık öğrencilerin ön plana çıkması için kısa uyarı ve düzenlemeler yeterlidir.)
Doğaçlama, öğrencinin çevresinde karşılaşabileceği olayları önceden canlandırma veya canlandırılanı görüp ona yorum getirme olanağı verdiği için, gerçek yaşamda karşılaşacağı durumlara bir hazırlıktır. Doğaçlama aşaması yaratıcı uygulamaların ön plana çıktığı aşamadır. Çoğunlukla öğrenci önceki bilgi ve birikimini kullansa da o anda gelişen role göre, birikimini değiştirerek aktarmakta ve yaratıcı yanlarını geliştirmektedir.
Öğretmenin o dersin konusuna göre yönlendirmesiyle gelişen doğaçlamalarda, bir metin olmaması çocuğun içinden geldiği gibi rol yapmasını sağlar.
Her ne kadar öğrenci istediği gibi rol yapsa da sonuçta konu öğretmen tarafından işlenen üniteye göre verildiği için çerçevesi bellidir. Öğrenciler o çerçeveye odaklandıkları için farklı bir konuda rol yapmaları söz konusu olamaz. Örneğin çevre ile ilgili bir konuda gelişen doğaçlamalar yapılırken çoğunlukla çevre kirliliği vb. roller çıkar.
Oluşum doğaçlamaya bağlı olarak gelişen bir aşamadır. Bu aşama çoğunlukla sonucunda neler çıkacağı tahmin edilemeyen ve kişilerin kendi yaratıcıklarının sınırlarını farkettikleri bir aşamadır. Oluşum aşamasında bir sanat ürününe (resim, şiir, öykü, karikatür, heykel vb) yönlendirme olabileceği gibi, herhangi bir rol oyunu da ortaya çıkabilir. Örneğin doğaçlama aşamasında çıkan kelime kırıntıları oluşum aşamasında şiirlere dönüşebilir. Doğaçlama aşamasındaki rollerin sonundaki yönlendirmeler karikatürleri ortaya çıkarabilir. Belkide seramik hamuruyla yapılan eserlerden yola çıkılarak daha farklı anlatımda bir rol oyunu veya öykü ortaya çıkabilir. Bazen bu bir gazete sayfasına dönüştüğü gibi, bazen de bir duvar resmi yaratılabilir. Hangi ürün ortaya çıkarsa çıksın sınırları belirlenmemiş hepsininde kabul gördüğü ve onaylandığı bir süreç olacağı için öğrencinin mutlu olacağı sonuçlar elde edilecektir. Oluşum aşaması drama alanında bir takım belgeler almış kişiler tarafından da tam olarak anlaşılamadığı için uygulamalar çoğunlukla doğaçlama aşamasının bir tekrarı niteliğinden ileri gidememektedir. Oluşum aşamasını yönlendirecek kişilerde sanatsal alanlara ilgi ve bilgi gelişmişse sonuçları oluşuma daha yakın olmaktadır.
Hiçbir sanatsal ürünle ilgilenmemiş kişiler, bir ürünün ortaya çıkış aşamasını yaşamamış üretmemiş kişiler, bu aşamada öğrencinin ne yaşayabileceğini hiçbir zaman hissetmedikleri için oluşum kelimesi ve arka palanı boşta kalmaktadır. Bu nedenle özellikle sınıf öğretmenlerinin eğitimleri sırasında, zorunlu olarak aldıkları sanat üretim tekniklerinden herhangi birisinde, üreticiliklerini geliştirmeleri (resim, müzik, edebiyat vb.) öğrencilerin yaratıcılığını daha iyi algılamalarına ve onların yaratıcı yanlarını teşvik etmelerine neden olacaktır. Zaten bu anlayışla drama yaptıran öğretmen de yaratıcı drama çalışmalarında kısıtlamalar yapma gereği duymayacağı için, öğrencinin kendini özgürce ifade etme olanağı doğacaktır. yaratıcı drama
Doğaçlama ve oluşum aşamalarının daha iyi anlaşılabilmesi için bundan sonraki bölümde örneklendirmeler yapılacaktır. Öncelikle doğaçlama aşamasında  basit uygulamalarla başlanması, çocuğun grubun içinde rahat hareket etmesini sağlayacaktır. Genellikle çevresinde görerek yaşadığı otobüs, dolmuş, lokanta, bakkal, manav, hastahane gibi mekan canlandırmaları daha kolay olmaktadır. Başlangıç aşamasında bu tür yerlerden 5-6 kişilik gruplara bir kesit verip (hastane asansörü, otobüs durağı vb.) canlandırma yaptırıldığında her öğrencinin yapısıyla ilgili bir gözlem yapma olanağı doğmaktadır. Bu alanda yazılmış olan “Çağdaş Doğaçlama” (Selda Ergün, Dokuz Eylül Yayınları, 2003 ) kitabı her ne kadar tiyatro alanı için yazılmış olsa da, dikkatli bir öğretmenin doğaçlama yaptırırken kullanacağı bir çok uygulama örneğini barındırmaktadır. Çoğunlukla öğrenciler doğaçlama aşamasında üst derecede mutlu olmakta, çıkan ürünlerle ünite anlatılmadığı halde konunun birçok yerine örneklendirmeler çıkmakta, öğrencilerin her birinden çıkan bilgi parçacıklarıyla yapılan doğaçlamalar sonucu ünite epeyce anlatılmış olmaktadır.
Bu aşamanın devamında oluşuma yönelik neler yapılabilir? Örneğin Türkçe dersinde bir şiir parçalanıp, her bir bölümü bir grup tarafından doğaçlandıktan sonra,  her grup üyesinden oynadığı oyunu bir kelimeyle ifade etmesi istenir, bu kelimelerden üçer beşer tanesi yanyana getirilerek alt alta satırlar yazılır ve her satırda bulunan kelimeler kullanılarak şiir yazmaları istenir. Oluşan şiirler her bir öğrencinin kendi yarattığı ve rastgele kelimelerin kullanımıyla oluştuğu için önem kazanmaktadır. Bu şiirler sınıf panosunda sergilendiğinde öğrenci bunu ben yarattım diyebilme olanağı bulacaktır. Bu da sonraki zamanlardaki yaratıcı yetisini harekete geçirecektir. Yine doğaçlama sonrasında grupların veya öğrencilerin sırayla yazacağı 3-5 cümlelik tanımlamaların arkası boş bırakılıp, her birinin bu öykünün  gerisini kendileri tamamlamaları istendiğinde, bir sürü farklı öykü ortaya çıkacaktır. 

Mete Akoğuz
Güzel Sanatlar Eğitimi Uzmanı
Bu yazı “Eğitim Zil ve Teneffüs” adlı eğitim dergisinde (Temmuz 2006) yayınlanmıştır